Tem
06
2008
Advertisement
Advertisement
July 2008
Mo Tu We Th Fr Sa Su
Week 27 1 2 3 4 5 6
Week 28 7 8 9 10 11 12 13
Week 29 14 15 16 17 18 19 20
Week 30 21 22 23 24 25 26 27
Week 31 28 29 30 31
Üyeler: 2239
Haberler: 6253
Web Bağlantıları: 178
Ziyaretçiler: 979144





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ulusal Güvenlik Açısından K9 Kullanımı Yazdır E.posta
Üye Değerlendirme: / 14
Kötüİyi 
Pazar, 01 Temmuz 2007

ULUSAL GÜVENLİK STARTEJİSİ, EĞİTİMLİ KÖPEKLERİN (K9’LARIN) EĞİTİMİ ve KULLANIMI 

k9_89376Bilindiği üzere eğitimli köpekler tüm dünyada güvenlik birimlerinin hizmetinde görev yapmaya devam etmektedirler. Özellikle Kıta Avrupa'sında oldukça yaygın olan eğitimli köpeklerin güvenlik amaçlı kullanımı, Amerika kıtasında uygulamalarda kendine yer bulmaktadır. Ülkemizde de şimdilik sadece görsel açıdan ve caydırıcılık temelinde kullanılır olsalar da, köpeklerin eğitim çeşitliliği, seviyesi ve kalitesi her geçen gün artmaktadır. Eğitimli Köpeklerin Güvenlik Hizmetlerinde bu kadar kullanılması , akla şu soruyu da getirmektedir: Ulusal Güvenlikte K9'ların yeri neresidir? Bu soruya, aşağıdaki örneklerle cevap vermeye çalışacağım. Makale: Göktan EKER Güvenlik Köpekleri Akademisi

SPN Haber - 2 Temmuz 2007 

GİRİŞ

Ülkemizde Güvenlik Amaçlı Köpek Eğiten Kurumlar denince akla ilk gelen Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Gemlik Askeri Veteriner Okulu Komutanlığıdır. Oldukça eski bir geçmişi olan bu kurumumuzu; Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı uluslararası alanda da bilinen, birçok ülke polisine de eğitim vermiş Gölbaşı Köpek Eğitim Merkezi Müdürlüğü takip etmektedir.

Bu merkez içişleri Bakanlığına bağlı diğer genel müdürlüklerle de işbirliği içerisindedir. Jandarma Komutanlığına Bağlı JAKEM komutanlığı da Nevşehir de faaliyetlerine başlamıştır.

Yine Silahlı Kuvvetler bünyesinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına ve Özel Kuvvetler Komutanlığına Bağlı Köpek Eğitim Merkezleri de mevcuttur.

Son olarak Milli İstihbarat Teşkilatı da kendi köpek eğitim merkezinde faaliyetlerine devam etmektedir.

Yukarıda belirtilen tüm bu resmi kurumlar kendi birimlerinin ihtiyaçları olan köpek eğitim branşlarında faaliyet göstermektedirler. Ancak hemen hemen her kurumun eğitime hazır köpek ihtiyacı ve bu köpeklerin eğitim ve kullanımında gerek duyulan teçhizatların birçoğu aynıdır. Aslında belirli bir seviye ye kadar köpeklerin eğitim standartları da aynıdır, her kurumun görev niteliğine göre kullanım farklılığından doğan küçük ayrımlar olması da son derece doğaldır,

Metropolde yaşayan insanların arasında bulunan bir polis köpeği ile kırsal görev yapan bir jandarma köpeğinin bazı farklı eğitimleri olması zaten kinolojik bir gereklidir.

Yeni kurulan ancak sayısı polis teşkilatının personel sayısını geçen Özel Güvenlik teşkilatı da eğitimli köpek ihtiyacını Köpek Çiftlikleri ve yurtdışından karşılamaktadır,

Ülkemizde faaliyet gösteren Köpek çiftliklerinin birçoğu ne yazık ki güvenlik amaçlı köpek eğitiminde son derece yetersiz ve bilgisizdirler. Bu durum eğitimli köpek tedarikini buralardan karşılayan ve önleyici güvenlik hizmeti sunan Özel Güvenlik Teşkilatı için büyük bir zaaf yaratmaktadır.

ULUSAL KİNOLOJİ KONSENSÜSÜ

Yanılmıyorsam 1994 veya 1995 yılında, Gemlik askeri veteriner okulu komutanlığı ve o zaman binbaşı olan Sayın Engin KIRMIZI sayesinde ulusal bir kinoloji kongresi düzenlenmiş ve orada gerek resmi kurumlar gerekse bazı özel köpek çiftlikleri sunumlarda bulunmuşlar, ulusal açıdan köpek eğitimi ve yetiştiriciliği konusunda fikir alışverişinde bulunmuşlardır.

Ancak o tarihten beri bu konuda ulusal anlamda bir organizasyon ve faaliyet yapılamamıştır, Ülkemizin köpek eğitim sistemi açısından en büyük sorunu da budur, 70 milyonluk bir ülkede o ülkenin ihtiyacını karşılayacak bir köpek yetiştiriciliği ve eğitim sistemi kurulamamıştır.

Kurulması gereken sistem sadece hayvancılık ve tarıma konsantre olan bir Bakanlığa verilmiş, köken olarak bu iki alana konsantre olan Tarım Bakanlığı da köpeği süs hayvanı veya bir çiftlik hayvanı gibi algılayarak bir mevzuat hazırlamaya çalışmıştır. Bu mevzuat ve uygulamalar son dönemde belediyelere de bazı yetkiler verilmesiyle ne yazık ki anlam ve uygulama karmaşası olmuştur.

Oysa K9lar yani eğitimli köpekler güvenlik sisteminin detaylarıdır ve mükemmellik detaylarda gizlidir.

Ülkemizde köpek yetiştiriciliğine ve eğitimine gönül veren insanlar bir araya gelerek dernek ve kulüpler kurmuşlardır. Bu sivil toplum kuruluşlarının en dikkat çekici olanı Alman Çoban Köpekleri Derneği'dir, 2006 yılında Dünya Alman Çoban Köpekleri Birliğine kabul edilen dernek;  yetiştiricilik ve eğitim konularında yüksek standartları hedeflemeye başlamıştır. Buna rağmen ulusal stratejileri belirleyecek bir Türk Köpek Yetiştiriciliği birliği halen etkin olarak faaliyete geçememiştir. Resmi kurumlar ise uzun vadede kendileri için son derece önemli olacak bu oluşumlardan hala uzak durmaktadırlar.

ULUSAL GÜVENLİK STRATEJİSİ EKSENİNDE

KÖPEK-Üç Örnek

Sadece Almanya da 15 bin nin üzerinde SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ olarak kurulan köpek eğitim kulüpleri vardır, bu kulüplerde köpekler mevcut mevzuatla belirlenmiş standartlara göre yetiştirilir ve daha önceden belirlenmiş bir eğitim sistemine göre eğitilirler.

Tabi kimse bu sistemde köpek yetiştirmeye ve eğitmeye zorlanamaz, ama insanları özendirmek, reklâm yapmak, başarıları onurlandırmak, başarılı köpeklerin yavrularının ve kendilerinin iyi fiyatlara satılabilmesi gibi teşvikler etkili olmaktadır. Hatta bu durum ülke ekonomisi için de son derece önemlidir, İlgili devlet kurumları yetiştiricilere destekler vermektedir.

Köpekler schutzhund-koruma köpeği eğitim sistemi denilen bir eğitim sisteminde bu kulüplerde eğitilmektedirler, peki bu eğitim sistemi neyi içerir?

Bu eğitim sisteminde köpekler belirli seviyelerde eğitilerek sınavlara tabi tutulurlar. Bu eğitim sisteminin en önemli başlıkları ise ;

-Köpeğin İz takibi yapması, (kişinin eşyası koklatılarak ayak izlerinden takip edilmesi)

-Çok iyi bir itaat sergilemesi ( atılan bir nesneyi engelleri aşarak getirmesi, sahibinin komutu ile yaklaşık 40 metre ileri gitmesi ve yine komutla geri dönerek beklemesi)

-Farklı başlıklarda Koruma görevini yapması (kaçanı yakalama, ani saldırıyı etkisiz hale getirme, bulma havlama, uzun saldırı vs...)

Bu standartlarda eğitim almış bu kadar köpek neden vardır? Ve bu standartlar neye göre belirlenmiştir??

Bilindiği üzere Almanlar iki dünya savaşı geçirdiler ve bu dönemde köpeklerden son derece faydalandılar, köpeğin atılan bir nesneyi engelleri atlayarak getirmesi siperde bulunan askerlerin bir biri ile iletişiminden esinlenmiştir. Köpeğin 40-50 metre ileri giderek komutla beklemesi müttefik askerlerinin arasına gönderilen veya zırhlı araçlarının altına gönderilen patlayıcı yüklü köpeklerden esinlenilmiştir,  görüldüğü üzere Schutzhund eğitim sistemi aslında Almanların ulusal güvenliğinin bir tecrübesi sonucu doğmuştur.

Bu eğitim sisteminde eğitim alan köpekler ve sahipleri hakkındaki detaylı bilgi, köpeklerin yaşadığı bölgeler dernek ve ilgili resmi makamlar tarafından bilinirler, Olağanüstü durumlarda, savaş, afet, suçluların firarı ve aklınıza gelebilecek her türlü durumlarda bu köpekler küçük revizyonlarla askeri veya polisiye amaçla kullanılır hale çok rahat geleceklerdir.

Bu sistem kıta Avrupa'sının güneyinde Fransa'da da benzer şekilde gelişmiştir, iki dünya savaşında da ciddi direniş gösteren Fransız birlikleri de köpek eğitimini ulusal savunma açısından ön planda tutmuşlar, Fransız lejyonlarının dünya çapındaki deneyimlerini de bu eğitim sistemine yansıtmışlardır, Bu eğitim sisteminde köpek eğitilmez adeta bir komando haline getirilir.

Mondioring ya da/veya Ringsport adı verilen eğitim sistemlerinde eğitim almış köpeklerin hemen hemen birçoğu artık ileri seviyede askeri birimlerin kullanabileceği bir eğitime kavuşmuştur. Yakın zamanda Paris varoşlarında meydana gelen olaylardaki gibi olağan dışı durumlarda, devlet kurumları kendi köpeklerinin yetersiz kalmasından dolayı bu kulüplerden köpekleri istemiş hatta bazıları özel güvenlik görevlisi olarak sahibi ile birlikte çalışmışlardır.

Özel güvenlik teşkilatında bulunan bazı köpekler ve idarecisi personel de bu olağan dışı durumda görev almıştır.

Fransızların bu eğitim sistemi, her türlü hava şartlarında her yerde, verilen görevi yerine getirecek lejyon mantığı ile bütünleşmiştir, İri olma, caydırıcı olma mantığı yerini etkili, hızlı ve kontrollü olmaya bırakmıştır.

Yakın zaman kadar demir perde ülkesi olan Çek cumhuriyetinde ise köpeklerin bu kulüplerdeki eğitimleri o kadar ağırdı ki,  amaç Varşova paktının bu sınır ülkesine NATO ülkeleri tarafından yapılacak sızmaları önleyecek bir savunma hattının kurulmasıydı. Eğitimli köpekler 15-25 km iz takibi yapabilirler, sahibinin komutu ile 50-200 metrelik bir alanı tarayabilirlerdi. Demir perdenin kalkması ve bu ülkenin Avrupa birliği üyesi olmasıyla bu strateji değişmiş, ülke artık Natonun en önemli askeri köpek tedarikçilerinden olmuştur

Görüldüğü üzere her ülke, kendi güvenlik stratejisinde eğitimli köpekleri oldukça önemli bir yere yerleştirmiştir.

ÖNERİLER

Ulusal Strateji kavramını tekrar ele almak gerekir mi bilmiyorum ama, ben konumuz ile ilgili olarak, Köpek ile ilgili sivil toplum hareketlerinin dahi ulusal strateji açısından ele alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu oluşumların sadece hayvan severlerin ya da bu işten para kazanan tüccarların eline bırakılmaması gerektiğini düşünüyorum.

Ülkeye giren uyuşturucunun , suç örgütlerini beslediğini, bununla birlikte gençlerimizi zehirlediğini hepimiz biliyoruz. Patlayıcıların, silahların ve mühimmatın açtığı zararı anlatmaya gerek yok! Bunun yanında ülkeye giren sahte ilaç, kaçak yakıt ve benzerlerinin de kara para olarak ülke ekonomisine verdiği zarar bellidir.

Bu sebeple yapılması gerekenleri kendi açımdan ele almak istedim, belirttiklerim , bir sonuç değil, yapılması gereken bir faaliyet zinciridir, Bu faaliyetler zinciri oldukça kritik bir dönemde olan ülkemizin  ulusal güvenliğin küçük ayrıntılarıdır !!!

Yapılması gerekenler sadece biz köpek eğiticilerinin ya da hayvan severlerin görevi değildir, ülkenin güvenliği ile ilgili karar alma mekanizmalarında bulunan insanların "köpekleri sevmeseler" dahi düşünmek zorunda oldukları bir konudur,

1-) ULUSAL BİR KİNOLOJİ KONGRESİ DÜZENLENMELİ

Bu kongrenin iki ayağı olmalıdır, ilki resmi kurumların bir araya gelmeleri, müşterek eğitim sitemleri geliştirme konusunda stratejiler ve protokoller yapmalarıdır, tüm resmi kurumların acilen bir araya gelerek müşterek ulusal stratejiler geliştirmesi gereklidir.

Eğer vatanımızı seviyorsak, önce birbirimizi severek sayarak güvenerek işe başlamalıyız!

Yine Kara Kuvvetleri komutanlığının veya Emniyet Genel Müdürlüğünün bu konuda harekete geçmesi gerektiğini düşünüyorum, zira uyuşturucuların parası ile alınan patlayıcıların şehit ettiği görevlilerin bir çoğu polis yada asker!!!!!  Kişisel olarak ta bu çalışmalara elimden gelen desteği vereceğimi tüm bilgi birikimlerini ve tecrübelerimi de bu oluşumlarda paylaşacağımı bildirmek isterim.

A-) Bu kongrelerde ele alınması gereken ilk iş eğitim standartları ve bu standartların ölçme değerlendirmesidir

Ne yazık ki köpeğin eğitimin ölçecek genel geçer bir sınav sistemimiz bulunmaktadır, var olanlar ise kurumların dışarıya kapalı olmalarından dolayı bilinmemektedir.

B-) Eğitime hazır köpeklerin kurumlara getirdiği maliyetler

Hemen hemen tüm Avrupa ülkeleri resmi kurumları köpek ihtiyaçlarını sivil yetiştiricilerden tedarik etmektedirler, yabancı ülkelere tedarikçilik yapan biri olarak bu yöntemin kurumlarca yetiştirilme stratejisinden daha ucuz ve ektili olduğunu söylemek durumundayım, ülkemiz kurumlarının değer-beklenti/maliyet-fayda ekseninde eğitime hazır köpek tedariki konularında ülke kaynaklarına yönlenmeleri ve desteklemeleri gerekmektedir.

C-) Her yıl düzenlenecek müşterek tatbikatlar ve yarışmalar

Resmi kurumların kendi içlerinde ve kendileri arasında belirli konularda yarışmaları sonucu en iyi ırklar ve eğitim sistemleri belirlenebilir. Bu yarışmaya katılanlar uluslar arası yarışmalarda ülkemizi temsil edebilir ve oradaki tecrübelerini ülkeye getireblirler. Bu yarışmalara sivil eğitmenlerde katılarak karşılıklı fikir alışverişinde de bulunabilir. Bu organizasyonlarda yapılacak toplantılar ulusal konsensüsü sağlamada son derece önemlidir.

D-) Resmi kurumların ihtiyaçlarını tedarik eden sivillerin bu ihtiyaçlar doğrultusunda nasıl yönlendirileceğinin belirlenmesi,

Resmi kurumların yapacağı işbirliği ile ihtiyaçları olan köpeklerin ve malzemelerin standartları belirlenir, bu ihtiyaçların ülkede üretimi için çalışmaların yapılması ülke ekonomisi için de son derece önemlidir.

2-) RESMİ VE SİVİL KONSENSÜS

Ülkemizde son 5 yılda köpek ırk yetiştiricileri ve eğitim kulüpleri kurulmaya başlanmıştır, resmi kurumların bu dernek ve kulüplerde veya kurulacak ulusal kinoliji birliğinde temsilcilerinin bulunması son derece önemlidir. Kurumların ihtiyaçları ve istekleri buralarda ilk ağızdan dile getirilir.

Resmi kurumlar kendi aralarında bir oluşum hazırladıktan sonra 70 milyondan beklentilerini içeren bir köpek eğitim sistemini sivil toplum kurumlarında oluşturabilmeliler, örneğin bir köpek eğitim kulübünde eğitim gören köpek, kısa bir revizyon ile askeri yada polisiye amaçla kullanılabilmelidir,

Özel güvenlik kurumlarının kullandığı eğitimli köpeklerin eğitim seviyeleri de bu uzlaşma içerisinde belirlenmelidir.

İnanın seferberlik emri çıkarılan arazi taşıtları ve kamyonetler köpekler kadar etkili olmayabilir,

SONUÇ

Köpek deyip geçmeyin!!

Uzun lafın kısası hemen hemen her Avrupa ülkesinde uygulanan köpek eğitim sistemi aslında milis bir örgütlenmedir. Bu yapı ile hem halk kötü alışkanlıklardan korunur, yediden yetmişe herkes bir nevi spor yapmış olur, iyi eğitimli yaygın köpekler iç güvenlik için caydırıcı güvenlik hizmeti de yaparlar, olağan üstü durumlarda ise bu köpeklerin her biri ülke için hazır birer neferlerdir.

Biz hayvan severler köpeklerimizle hoş vakit geçirip gençlerimizi ve çocuklarımızı kötü alışkanlıklardan koruyalım, köpeklerimizi en iyi hale getirmek için yarışalım, kalabalık organizasyonlar ve etkinlikler düzenleyelim. Ülkenin bu konudaki toplam kalitesini arttıralım, artık yurtdışına milyonlarca dövizi vermeye gerek kalmadan köpek edinelim, onlarla ilgili malzemeleri -made in turkey- yazılı malzemelerle tedarik edelim.

İyi askeri önce anneler, sonra okullar sonra da komutanlar yetiştirir,

Köpek yetiştirilmesi sistemi ile eğitilmesi sistemi ve kullanılması sistemleri farklıdırlar, birbirlerinden ayrı dinamikler vardır.

Bunları not edin, düşünün,araştırın ve planlayın, gerektiğinde ülkemiz için altı ayaktan faydalanın!

 

Trackback(0)
Yorum sayısı (0)Add Comment

Yorum Yazın

Copyright 2007. All Rights Reserved.
busy
 
< Önceki   Sonraki >