| Güvenliğin Yetki Devri ve Özelleştirilmesi |
|
| Salı, 08 Temmuz 2008 | |
|
SPN Haber - 08 Temmuz 2008 Öncelikle Güvenlik hizmetinde genel kolluk kuvvetinin asıl işinin neler olduğuna bakmamız gerekmektedir. Polisin görevleri genel olarak PVSK’nun 1. maddesinde şu şekilde sayılmıştır; Polis, asayişi amme, şahıs, tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini korur. Halkın ırz, can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatini temin eder. Yardım isteyenlerle yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere muavenet eder. Kanun ve nizamnamelerinin kendisine verdiği vazifeleri yapar. Ayrıca aynı kanunun 2. maddesinde polisin genel emniyet ile ilgili görevleri suç işlenmeden önce önlemek ve işlenmiş olan suçlarla ilgili CMK ve diğer kanunlarda yazılı görevleri yapmak olarak belirlenmiştir. Daha genel bir anlatımla PVSK md. 1 ve md. 2’de kamu düzeni ve kamu güvenliğinin sağlanması polise sorumluluk olarak verilmiştir. Yukarıda sayılan görevler kısaca analiz edilirse polisin asli görevlerinin suç işlenmeden önce ve suç işlendikten sonra olmak üzere ikiye ayrıldığı ve genel olarak polisin görevinin kamu düzeni ve güvenliğini sağlamak olduğu görülmektedir. Bu saptamalara rağmen emniyet örgütünün yapılanmasının ve yaptığı görevlerin ne kadarının polisin asli görevleri olduğu tartışılmalıdır. Bugün polis Ruhsat tebligat işlemlerinden, pasaport, yabancılar, bina ve kişi koruma, konser, maç, sosyal etkinlikler, Parti, sendika, oda, vakıf, kooperatif, dernek gibi kuruluşların genel kurullarında emniyet tedbiri alma vs. gibi bir çok görevde çalıştırılmaktadır. Bu görevlerin bir çoğu yukarıda sayılan polisin asli görevleri ile ilgisi yoktur. Bu tür görevler polisin asli görevlerinin dışında kalmasına ve daha çok özel güvenlik görevlilerince yerine getirilecek tarzda görevler olmasına rağmen hem polis görevlendirilerek polis mağdur edilmekte hem de asli görevlerini yerine getiremeyen polisin bıraktığı boşluk nedeniyle can ve mal aleyhine işlenen suçlarda artışlar yaşanmaktadır. Bu görevler polisin mesaisinin uzamasına yol açmakta, kapalı alanlara çekilen polis cadde ve sokaklarda önleyici hizmet görevini yerine getiremediğinden basit fakat önemli suçların işlenmesine zemin teşkil eden kabahat nevinden suçlar ile diğer idari suçlara gerektiği şekilde müdahale edemediğinden suç oranı hızla artmaktadır. Genel kolluk kuvvetlerinin asli görevi olmayan bu görevlerin özel güvenlik şirketlerince yapılmasının yetkiyi devretmesi anlamı çıkarılması yanlıştır. Özel güvenlik devletin yasal zor kullanma hakkını kanunla sınırlı devretmesi, işbirliği yapması, denetlemesi, gerektiğinde emrinde kullanmasıdır.3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 1. maddesi emniyet ve asayişin sağlanması için İçişleri Bakanına, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı ile “g e r e k t i ğ i n d e diğer bütün kolluk teşkilatından” yararlanma yetkisi vermiştir. 5188 sayılı kanunun 6. maddesindeki “Kamu güvenliğinin sağlanması yönünden 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile vali ve kaymakamlara verilen yetkiler saklıdır. Aynı kanun, 1. maddesinde özel güvenliği, genel güvenlik hizmetlerinin tamamlayıcısı görmekte ve bundan da genel güvenlik hizmetlerinin devrinin mümkün olmadığı sonucu çıkmaktadır. 5188 sayılı kanunun md. 7’de özel güvenlik görevlilerinin yetkileri belirtilmiştir. Buradan da görüleceği üzere 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunundaki genel kolluk güçlerimizin bir çok yetkisi Özel güvenlik görevlilerinde bulunmamaktadır. Polis ve Jandarmamızın yürüttüğü trafik hizmetleri, sanığı sorgulama, uyuşturucu ile mücadele, soruşturma, delil toplama , üst araması ( özel güvenlik görevlisi bunu elektronik cihazlarla yaptığından arama kapsamı dışındadır.) gibi görevlerin hiç birisi özel güvenlik görevlerinin görevlerinden değildir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu polis ve jandarmayı genel kolluk saymış,(bu kanunda belirtilmemesine rağmen sahil Güvenlik de genel kolluk kuvvetinin içindedir.) bunların dışında kalan görevlilerin özel kolluk içinde yer alması sonucu doğmuştur. Uygulamada, özel güvenlik kapsamına; kır, çarşı ve mahalle bekçileri, belediye, orman kolluğu gibi özel kolluk görevlileri dışında kalan, gerek kamu kurum ve kuruluşlarında ve gerekse özel sektörde koruma ve kollama görevlisi olarak çalıştırılan Özel Güvenlik Görevlisi ÖGG (Güvenlikçi değil) adı verilen görevliler girmektedir. Nitekim bilimsel çalışmaların hepsinde, özel kolluk içinde, diğer özel kolluk görevlilerinin yanı sıra, ÖGG de sayılmaktadır. Nitelik itibarıyla özel güvenlik, kamu güvenliği hizmetlerinin bir kamu hizmeti olarak, her hangi bir yöntemle özelleştirilmesi anlamına gelmektedir. Yine bilindiği gibi, özelleştirme, 1-) Kamu hizmetlerinin satışı, kiralanması veya örneğin imtiyaz usulü ile özel kesime verilmesi ya da müşterek emanet usulünde olduğu gibi özel kesimle ortaklaşa yürütülmesi ya da, 2-) İzin usulüyle bu hizmetlerin uygun görülenlerinin özel kesimce yürütülmesine izin verilmesi gibi geniş bir yelpaze üzerinde var olan bir süreçtir. 3-) Güvenlik hizmetlerinin bir tür ücretlendirilmesi eğilimi de özelleştirme kapsamında değerlendirilebilir. Ülkemizde, çok daha fazla başvurulan aktivite olarak özelleştirme uygulamaları, güvenlik hizmetlerini de kapsamına almıştır. Özel güvenlik hizmetleri, izin usulü ile özel girişime belli şartlar altında verilerek özelleştirilmiş hizmetlerdir. Çünkü, diğer usuller, taraflara hak ve mükellefiyetler yükleyip, daha geniş bir alanda özel kişilerde hareket imkanı tanırken, izin usulünde idarenin denetimi ve etkinliklerine müdahalesi daha kesin ve keskindir. Güvenlik hizmetlerinin özel kesimce yerine getirilmesinin devletin bir tür zaafiyetinin olacağı ya da özel güvenliğin kamu güvenliğinin karşıtı şeklinde algılanması gibi gerekçelerle, özel güvenlik hizmetlerine karşı çıkılması uygun değildir. Bir kez daha belirtmek gerekirse ,Özelleştirmeyi yetki devri olarak görmek isabetli olamaz. Bu, bir tür yetkilendirme olup, yetkinin, devlet kolluğunun bulunmadığı yerde ya da onlarla birlikte kullanımının kendine has bir görünümüdür. Özel Güvenlik Görevlilerinin uygulamalardan doğan aksaklıkları olabilir. Bunlar da kanunlarca yargılanıp gereken cezaları almaktadırlar. Sonuçta görevlilere verilen yetkilerin kullanılması biraz da uygulamacıların hukuksal ahlakı ile duyarlılığından kaynaklanmaktadır. Mehmet ŞENOĞUL
KAYNAKÇA: Trackback(0)
Yorum sayısı (1)
![]() Yorum Yazın
Copyright 2007. All Rights Reserved. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









SPNTR’de yayınlanan Sn.Ayşegül COŞKUN’un makalesi tarafımca incelenmiştir. Makalede özetle Kamu hizmeti olan güvenlik işinin özelleştirilme nedenleri üzerinde durularak, bu hizmetin çeşitli sebeplerle özelleştirilmemesi gerektiği görüşüne yer verilmektedir. Makale: Mehmet ŞENOĞUL / Mudo Güvenlik Koordinatörü




















