|
Türkiye'de özel güvenlik hizmeti alan 50 bin 800 yeri 196 bin özel güvenlik görevlisi koruyor. Sektör krizde tahsilat sıkıntısı çekse de yakın koruma ve tesis güvenliği talebinin her yıl ortalama yüzde 10 arttığı belirtiliyor...
DTP'NİN kapatılmasıyla birlikte sokaklara taşan olaylar birçok insanın kanını donduruyor. Bir esnaf, mağazasına saldıran göstericileri gözünü kırpmadan vurabiliyor. Peki bunu sonu nereye varacak? Herkesin kendi güvenliğini sağlaması ne kadar mümkün?..
Şu kadarını söyleyelim ki, herkes kendi güvenliğini sağlayabilse dünyada özel güvenlik sektörü bu kadar gelişmezdi. Son olayların özel güvenlik sektörüne ne oranda yansıyacağını zaman gösterecek. Ancak son 10 yıldır sektörün hızlı gelişme gösterdiği bir gerçek. Özellikle işsizlikten bunalan birçok genç bugünlerde 'özel güvenlikçi' olma hayali kuruyor.
Tüm Özel Güvenlik Dernekleri Federasyonu verilerine göre, Kasım 2009 itibariyle Türkiye'de bin 136 özel güvenlik firması var. Bu firmalara bağlı çalışan 196 bin özel güvenlik görevlisi ise 50 bin 800 yeri (fabrika, ofis, site, çiftlik vb) koruyor.
İLGİ HIZLA ARTIYOR
Özel güvenlik sektörünün özellikle istihdam açısından önemli bir potansiyeli var. Türkiye'de bugüne kadar 23 özel güvenlik sınavı açıldı. Bu sınavlarda 589 bin kişi başarılı oldu. Bunlardan 502 bini 'özel güvenlikçi' sertifikası aldı. Sertifika alanlardan 336 bini ise özel güvenlik elemanı kimlik kartına sahip oldu. Bu da demek ki, resmi olarak herhangi bir işte çalışabilir durumda olanların sayısı 336 bin. Ancak bunların 196 bini aktif olarak çalışıyor. Çalışanların üçte birinin de silahlı olduğu tahmin ediliyor.
SSK BORÇLARI İÇİN KOLAYLIK...
Elbette sadece rakamlara bakarak bir sektörün dinamiklerini anlamak mümkün olmuyor. Tüm Özel Güvenlik Dernekleri Federasyonu Başkanı ve Securinet Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Perut, sektörün son bir yılını ve krizin yansımalarını şöyle anlatıyor:
"Krizde özel güvenlik şirketleri de tahsilat yapmakta zorlanıyor. Ancak hizmetin bedelini müşteriden alamasanız bile çalışanınızın SSK primlerini, vergi borçlarınızı ödemek zorundasınız. E-devlet artık bir tuşla durumunuzu görüp, banka hesaplarınızı dondurabiliyor. Güvenlik şirketlerinin çoğu ciddi anlamda sıkıntıda. Devlet KOBİ'lere kredi açıyor. Biz de ciddi bir istihdam yükü taşıyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan 6 aydır randevu istiyoruz, alamıyoruz. Bakanlıktan randevu alabilsek, öncelikli olarak gecikmiş SSK borçları için kolaylık isteyeceğiz."
KORUNMA GEREKSİNİMİ ARTTI
Özellikle yakın koruma konusunda uzmanlaşan VIPSEC Özel Güvenlik'in Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özkan'a göre, krizde bazı işletmeler kapansa da işadamlarının ve tesislerin korunma ihtiyacı arttı. Özkan, "Bu dönemde çıkartılan bir işçi bile risk haline geldi. Ayrıca çek-senet olayları ve ödemeler konusunda sıkıntı arttı. Bu yüzden son dönemlerde patronların özel güvenlik talebinde artış görülüyor. Özellikle yakın koruma taleplerinde yüzde 10-15 talep artışıyla karşılaşıyoruz."
5 MİLYAR TL'LİK SEKTÖR
Türkiye'de bir özel güvenlik elemanının maaşı 500 ila 900 TL arasında değişiyor. Özel güvenlik elemanının bu hizmeti alana maliyeti ise 1.500 ila 2 bin TL arasında değişiyor. Bu açıdan bakıldığında, sırf işin insan tarafında yaklaşık 3 milyar TL'lik bir iş hacmi ortaya çıkıyor. Ancak özel güvenlik sektörünün tekstilden eğitime, alarm sistemlerinden elektroniğe kadar birçok dinamiği var. Bunlar da katılınca sektörün yıllık iş hacminin 5 milyar TL'ye çıktığı tahmin ediliyor.
TÜRK ŞİRKETLERİNİ İSYANI
Ancak özel güvenlikçiler, sektör büyümesine rağmen hizmet bedellerinin son 10 yılda yarı yarı yarıya düştüğünden şikayetçi. Saim Özkan'ın bu konudaki değerlendirmesi şöyle: "Yabancı firmalar geleceğe yatırım yapıyor. Belli bir süre zararı göze alabilecek güce sahipler. Nitekim piyasaya girince ilk işleri fiyat düşürmek oluyor. Bunun üzerine yerli güvenlik şirketleri zor duruma düşüyor. Ardından da yabancılar onları satın alıyor. Pazarı ele geçirince hizmeti istedikleri fiyattan verebilecekler. Sağlıklı bir rekabet ortamı oluşabilmesi için bizim gibi yerli firmaların ayakta kalması lazım. Ben butik işler yaparak, çok büyük riskler altına girmeden sektörde varlığımı sürdürüyorum."
YABANCILAR NE DİYOR?
Saim Özkan'ın bu değerlendirmesine elbette yabancı şirketler katılmıyor. Ancak sektörde son yıllarda yabancı ağırlığının arttığı da bir gerçek. Güvenlikte dünya liderlerinden olan Securitas, 2006 yılında Ankara merkezli Dak Güvenlik ve Kare Güvenlik'i satın alarak Türkiye'ye girmişti. Securitas Türkiye, halen 5 bin kişilik güvenlik kadrosuyla 950 tesisi koruyor.
Danimarka merkezli tesis yönetim şirketi ISS'in (Integrated Service Solution) güvenlik sektöründeki adımları da dikkate değer. Son 5 yılda, önce Proser ve Etkin Güvenlik, ardından da Med Güvenlik'i satın alan ISS, halen 4 bin 300 özel güvenlik personeliyle hizmet veriyor. Özel Güvenlik Yasası'na göre, güvenlik işiyle iştigal eden şirket, başka bir iş yapamadığı için ISS, Türkiye'deki özel güvenlik hizmetlerini Proser şirketi aracılığıyla yürütüyor.
Proser'in kurucusu ve ISS'in CEO'su Cavit Habib, güvenlik sektörünün Türkiye'de son 10 yılda müthiş bir gelişme gösterdiğini vurgulayarak, "2009 biraz zor geçse de sektör büyüyecek. Türkiye'nin politik ve sosyal ortamı bu gelişimi zorluyor. AVM'lerde, otellerde Türkiye'de dünya standartlarının üzerinde koruma sağlanıyor. En büyük sıkıntımız tahsilat yapamamak. Hatta birçok müşteriyi bu yüzden kendimiz bıraktık" diyor.
Cavit Habib'e yerli şirketlerin, yabancıların pazar dengelerini bozduğu eleştirisini hatırlatıyoruz. Habib'in bu konudaki değerlendirmesi net: "Bu görüş doğru değil. Sektördeki firmaların çoğu kanunlara uymadan çalışıyor. Yabancı firmalar, bu hizmetin yasalara uygun şekilde verilmesine katkıda bulunuyor. Devlete vergilerini tam olarak ödüyorlar. Sektöre bir düzen ve ahlak getirdiler."
Cavit Habib, ISS'in önümüzdeki dönemde de firma satın alabileceğini söylüyor. Ancak Habib'e göre, sektörde satın alınabilecek durumda olan firma sayısı çok değil. Kaldı ki yabancılar muhasebe defterleri olmayanları satın alamıyor...
"TAŞLAR YERİNE OTURUYOR"
Türkiye'de şirket satın almasa da özel güvenlik alanında büyüyen şirketlerden biri de Compass-Sofra Group çatısı altında faaliyet gösteren Euroserve Güvenlik... Halen 55 ülkede hazır yemekten güvenliğe birçok alanda entegre hizmet veren Compass'ın güvenlik hizmetleri Türkiye'den yönetiliyor. Grubun global güvenlik hizmetlerini koordine eden Dr. İzzet Murat Fert, aynı zamanda Euroserve Güvenlik Ülke Koruma ve Güvenlik Direktörü unvanına sahip...
Fert, Türkiye özel güvenlik sektörünün Haziran 2004'te çıkarılan 5188 sayılı yasayla yasal zemine kavuştuğunu hatırlatarak, sektörle ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor: "Yasanın çıkmasıyla birlikte özel güvenlik şirketi sayısında adeta bir patlama yaşandı. Ancak zamanla taşlar yerine oturmaya başladı. Resmi makamların ciddi denetimleri sayesinde, salt para kazanma düşüncesiyle sektöre girenler yavaş yavaş çekilmeye başladı. Özel güvenlik şirketlerinin yıllık cirosunun ortalama 2.4 milyar euro (4.8 milyar TL) civarında olduğunu tahmin ediyorum."
Rakamlarla özel güvenlik sektörü...
* Türkiye'de bin 136 özel güvenlik firması faaliyet gösteriyor. Kasım 2009 itibariyle 50 bin 800 yer korunuyor. Sektörün yıllık iş hacmi 5 milyar TL olarak tahmin ediliyor.
* Türkiye'de bugüne kadar 23 özel güvenlikçi sınavı açıldı. Bu sınavlarda 589 bin kişi başarılı oldu ve 502 bini özel güvenlikçi sertifikası aldı. Sertifika alanlardan 336 bini özel güvenlik elemanı kimlik kartına sahip. Kasım 2009 itibariyle 196 bin özel güvenlik görevlisi çalışıyor...
Kaynak: patronlardunyasi.com |